ALİ DOĞAN
Bayram takvimde var, emeklide yok
Ali Doğan
Bayram, hatırlamak değil miydi?
Cicero’nun “Bir toplumun uygarlık düzeyi, yaşlılarına gösterdiği saygıyla ölçülür” sözü, bugün içinde yaşadığımız gerçeği anlatan en sade cümlelerden biridir. Çünkü artık bayramlar takvimde var, ama birçok insanın hayatında yok.
Bayram denince akla sevinç gelmesi gerekirken, bugün özellikle emekliler için bayram; sevinçten çok hesap kitap, borç ve geçim derdi anlamına geliyor.
Emeklilere bayram ikramiyesi ilk başladığında bu uygulama sadece ekonomik bir destek değildi. Aynı zamanda bir hatırlanma, bir vefa göstergesiydi. O dönem bayram ikramiyesi asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geliyordu. Emekli, bayramda az da olsa nefes alabiliyor, torununa harçlık verebiliyor, sofraya bir şeyler koyabiliyordu. Devletin verdiği mesaj açıktı:
“Sen bu ülkeye yıllarını verdin, bayramda yalnız değilsin.”
Ancak yıllar geçtikçe bu oran sessizce eridi. Bugün bayram ikramiyesi asgari ücretin yüzde 20’lerine kadar düşmüş durumda. Bu yalnızca bir oran düşüşü değil; aynı zamanda bir yaşam standardının, bir toplumsal adalet duygusunun gerilemesidir. Çünkü fiyatlar artarken, enflasyon yükselirken, hayat pahalılaşırken emeklinin aldığı destek aynı ölçüde büyümedi. Sonuç olarak bayram ikramiyesi, bayram sevincine katkı sunan bir gelir olmaktan çıkıp, borç kapatmaya yetmeyen küçük bir teselliye dönüştü.
Matematik çok açık söylüyor: Eğer bayram ikramiyesi ilk çıktığı dönemdeki gibi asgari ücretin yüzde 62’si seviyesinde korunmuş olsaydı, bugün 4 bin TL olan ikramiye 17 bin TL’ye yaklaşacaktı. Ancak gelinen noktada ikramiyenin 5 bin TL düzeyinde verilmesi düşünülmektedir. Kamuoyunda bu rakamın hâlâ tartışılıyor olması bile emekliyi zor durumda bırakmakta, bayram sevincini kaygıya dönüştürmektedir.
Aradaki fark yalnızca para değildir. Bu fark; torununa alınamayan bayramlık, pazardan eksilen alışveriş, ertelenen ilaç ve tedavi masrafı, sofrada azalan bereket demektir. Daha da önemlisi, bu fark emeklinin kendini toplumda değerli hissetmesiyle değersiz hissetmesi arasındaki çizgidir.
Bir ülkenin gelişmişliği gökdelenlerle, büyük projelerle ya da rakamlarla ölçülmez. Asıl ölçü, o ülkenin yaşlısına, emeklisine, yıllarca çalışıp üretmiş insanına nasıl davrandığıdır. Emekli, bu ülkenin geçmişidir. Geçmişine sahip çıkmayan bir toplum, geleceğine güvenle bakamaz. Çünkü emekliye verilen değer, aslında emeğe verilen değerdir.
Bugün emeklilerin büyük bir kısmı bayramı sevinçle değil, kaygıyla karşılıyor. İkramiye açıklandığında insanlar “bayramı nasıl geçireceğim” diye düşünmüyor, “hangi borcu kapatacağım” diye düşünüyor. Bayram sofraları eskisi gibi kurulamadığında, çocukların yanında mahcup bir sessizlik oluştuğunda bayramın anlamı da zayıflıyor. Çünkü bayram yalnızca tatil değildir; bayram paylaşmaktır, hatırlamaktır, gönül almaktır.
Bu yüzden bayram ikramiyesi meselesi yalnızca bir ekonomik başlık değildir. Bu konu, sosyal devlet anlayışının, adaletin ve vicdanın göstergesidir. Eğer bir ülkede emekli bayramda bile rahat nefes alamıyorsa, sorun yalnızca bütçe değildir; sorun toplumsal önceliklerin yanlış kurulmasıdır.
Bugün emeklinin bayramı yoksa, aslında toplumun da bayramı eksiktir. Çünkü bir ülkede en çok yorulanlar en çok unutuluyorsa, orada kutlanan şey bayram değil sadece takvimdir.
Çünkü bayram, yalnızca gelenek değil; insana verilen değerin aynasıdır. www.yenicizgihaber.com
xxx YENİ ÇİZGİ HABER'DEN NOT xxx
Kıymeti takipçilerimiz lütfen paylaştığımız haberleri, köşe yazılarını, sadece okuyup geçmeyiniz, beğeni, yorum ve paylaşım yapmanızı rica ediyoruz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayınız. Desteğiniz için şimiden teşekkür ederiz.
Yeni Çizgi Haber Gazetemizin; Web Sayfa ve sosyal medya hesapları şunlar;
https://www.yenicizgihaber.com/
https://www.facebook.com/profile.php?id=61564912765480
https://www.facebook.com/yenicizgihaber
https://x.com/yenicizgigazete

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.