ALİ DOĞAN
Şans mı, şanssızlık mı?
Maud Ankaoua – Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü kitabından bir alıntı
Hayatın bize sunduğu her olayın gerçek anlamını, yaşandığı anda anlayamayabiliriz. Bazen bir kaybın ardında yeni bir başlangıç, bazen bir engelin içinde büyük bir fırsat, bazen de bir acının içinde fark etmemiz gereken önemli bir gerçek saklıdır.
Bu hikâye, tam da bu nedenle insanın hayata bakışını sorgulatan, farkındalığı ve yaşamın özünü hatırlatan güçlü bir anlatıdır.
Bir köyde fakir bir adam yaşarmış. Bu adamın çok güzel bir atı varmış. Derebeyleri atı satın almak için büyük paralar teklif etseler de adam atını satmazmış. Çünkü onun için bu at yalnızca bir hayvan değil, aynı zamanda bir dostmuş.
Bir gün at ortadan kaybolmuş.
Köylüler hemen, “Biz sana söylemiştik. Satacaktın, satmadın. Şimdi atını da kaybettin. Ne büyük şanssızlık!” demişler.
Yaşlı adam ise sakince:
“Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?”
demiş.
Günler sonra at, yanında bir sürü vahşi atla birlikte geri dönmüş. Köylüler bu kez şaşkınlıkla:
“Ne büyük şans!” diye sevinmişler.
Yaşlı adam yine aynı cevabı vermiş:
“Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?”
Oğlu vahşi atları ehlileştirmeye çalışırken attan düşmüş ve bacağını kırmış. Köylüler yine gelmiş:
“Ne büyük şanssızlık!”
Yaşlı adam yine
“Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?”
demiş.
Çok geçmeden derebeyinin askerleri köye gelmiş ve bütün gençleri savaşa götürmek üzere toplamış. Yaşlı adamın oğlu, bacağı kırık olduğu için savaşa götürülmemiş.
Bu kez köylüler, “Ne kadar şanslısın!” demişler.
Yaşlı adam yine değişmeyen sakinliğiyle:
“Şans mı, şanssızlık mı, kim bilebilir?”
diye cevap vermiş.
İşte hikâyenin asıl gücü burada başlıyor.
Çünkü mesele yalnızca başımıza gelen olaylar değildir; o olaylara nasıl baktığımızdır.
Hayat çoğu zaman bize bütün resmi aynı anda göstermez. Biz ise küçük bir parçaya bakarak hemen karar veririz. Bir kapının kapanmasını son olarak görürüz. Oysa belki de başka bir kapının açılması için kapanmıştır.
Bir ayrılık, bir kayıp, bir başarısızlık, bir hastalık, bir gecikme ya da beklenmedik bir değişiklik...
O anda hepsini “kötü” olarak değerlendirebiliriz. Fakat zaman geçtikçe anlarız ki bazı şeyler, bizim istediğimiz gibi değil; bizim ihtiyacımız olduğu için gerçekleşmiştir.
İnsanın en büyük yanılgılarından biri de hayatı kontrol ettiğini düşünmesidir.
Oysa hayat, çoğu zaman planlarımızın dışında gelişir.
Biz hesap yaparız; hayat başka bir yol açar.
Biz bir şeyi kayıp zannederiz; hayat bize başka bir şey kazandırır.
Biz bir gecikmeye üzülürüz; belki de o gecikme bizi yanlış bir yoldan uzaklaştırır.
İşte farkındalık tam burada başlar.
Farkındalık, başımıza gelen her şeyi sorgusuzca kabullenmek değildir. Farkındalık; yaşadığımız olayın içindeki anlamı görebilmek, aceleyle hüküm vermemek ve hayatın bize ne anlatmaya çalıştığını anlayabilmek için biraz durabilmektir.
Belki de yaşamın özü budur:
Yaşadığımız her şeyi kontrol edemeyiz ama yaşadıklarımıza verdiğimiz anlamı değiştirebiliriz.
Geçmişi değiştiremeyiz. Ancak geçmişe bakışımızı değiştirebiliriz.
Geleceği bilemeyiz. Ancak bugünü daha bilinçli yaşayabiliriz.
Ve belki de insanın kendisine verebileceği en büyük armağan, hayatı sürekli “daha sonra” yaşamak yerine, şimdiye dönmektir.
Çünkü çoğu zaman hayatın kendisini değil, hayat hakkındaki düşüncelerimizi yaşıyoruz.
Oysa hayat, tam da şu anda olup bitiyor.
Bir nefes alırken...
Bir dostun sesini duyarken...
Güneşin doğuşunu izlerken...
Sevdiğimiz bir insanın yanında otururken...
Kısacası, fark etmeden geçip gittiğimiz o küçük anların içinde.
Bu yüzden belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben gerçekten hayatı mı yaşıyorum, yoksa hayatı yaşamak için uygun zamanı mı bekliyorum?”
Çünkü hayatın en büyük gerçeği şu olabilir:
Bugün, kalan hayatımızın ilk günüdür.
Ve yaşadığımız her şey için hemen “şans” ya da “şanssızlık” demek yerine, biraz durup düşünmek gerekir.
Çünkü hikâye henüz bitmedi. www.yenicizgihaber.com
Enflasyon rakamı değil, insanların hayatı eriyor
14 Ağustos 2026 Cuma 18:22Hoş geldin Ağustos!
03 Ağustos 2026 Pazartesi 15:40"Yeni Parti" Tüzüğü
31 Temmuz 2026 Cuma 15:45"Yeni Parti" 'nin 41 sayfalık yol haritası
26 Temmuz 2026 Pazar 11:27Yollar
24 Temmuz 2026 Cuma 09:17Önce vidalar gevşer
18 Temmuz 2026 Cumartesi 23:51Demokrasinin nefesi özgür tartışma kültürü
13 Temmuz 2026 Pazartesi 21:28Gerçek zenginlik paylaşabildiğin kadardır
10 Temmuz 2026 Cuma 11:23Geçmişten ders çıkarmak
07 Temmuz 2026 Salı 10:06Demokrasi, meşruiyet ve CHP'nin tarihsel sorumluluğu
01 Temmuz 2026 Çarşamba 23:08

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.