Vahap Öztürk
Sessizlik kara mizah;
Sokakta vatandaşa mikrofon uzatılıyor:
“Mutlu musunuz?”
Cevap: “Değilim.”
Bir başkasına soruluyor:
“Mutlu olmak için ne olmasını istersiniz?”
Yanıt: “O olmasa mutlu olurum.” Ama “o”nun ne olduğunu söylemiyor.
Bir diğeri hayal kuramadığını söylüyor, nedenini açıklamıyor. Bir başkası ise “nedenini biliyorsunuz ama söylemeyeceğim, siz zaten biliyorsunuz” diyerek suskunluğun en gürültülü halini sergiliyor.
Bu tablo, aslında bir kara mizah sahnesi. Vatandaş tiyatrocu gibi durumu anlatıyor ama bu bireysel sesler örgütlü bir çığlığa dönüşemiyor. İşte asıl mesele burada başlıyor.
Bizim ülkemizde özgür fikirlerin açıklanması, tartışılması, paylaşılması çoğu zaman bir bedel ödemekle sonuçlandı. Bedel ödemeyenler ise sessizliğe mahkûm edildi.
Bu yalnızca Türkiye’ye özgü değil; İran’da, Irak’ta, Suriye’de de benzer bir tablo var. Hatta bu ülkeler arasında en “konforlu” olan belki de Türkiye. Ama konfor, özgürlük demek değil.
Hayal kuramayan toplum, geleceğini inşa edemez.
Son günlerde tartışılan demokratikleşme ve toplumsal barış konuları, çıkarılan, çıkarılmaya maya çalışılan yasalar aslında temel soruna odaklanmak yerine tarafların kazanımlarına göre şekilleniyor. Herkes kendi çıkarını dayatıyor.
Üstüne üstlük dış güçler bu karmaşadan faydalanıyor: Sen içeride kör düğümlerle uğraşırken, onlar sessizce senden olanı varını/yoğunu alıp götürüyor.
Oysa mesele çok daha basit: Özgürlükleri kabul edin, yasal çerçeveleri oluşturun, baskılardan milleti azade edin. O zaman mesele denecek bir mesele kalmayacaktır.
Özgürlüklerin güvence altına alındığı bir toplumda:
Mutlu olmak daha kolaydır.
Yetinmek, geçinmek, üretmek ve kazanmak mümkündür.
Toplum, kocaman bir aileye dönüşür.
Vatandaşın kara mizahı, aslında bir çığlık. Bu çığlık örgütlü bir sese dönüşürse, demokratikleşme ve toplumsal barış yalnızca bir tartışma değil, bir gerçeklik olur.
Bugün sokakta duyduğumuz “mutlu değilim” cevabı, yalnızca bireysel bir serzeniş değil; toplumsal bir teşhisin özeti. Çözüm ise karmaşık değil: Özgürlükleri tanıyın, baskıyı kaldırın, yasaları halkın iradesine göre düzenleyin.
O zaman kara mizah yerini kahkahaya bırakır; ve her vatandaş gururla “Ne Mutlu Türküm Diyene” der. www.yenicizgihaber.com
Sadece buna bakalım: Siz kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz?
30 Temmuz 2026 Perşembe 11:35CHP'de çekişme, günlük yaşamda çöküş
06 Temmuz 2026 Pazartesi 14:54Delegeler Demokrasisi
07 Haziran 2026 Pazar 00:05Demokrasiye ödenen bedeller ve mutlak butlan
22 Mayıs 2026 Cuma 17:30Tazmanya canavarı
11 Mayıs 2026 Pazartesi 22:02Vejeteryanlık lüks, Nefeseryanlık mecburiyet
05 Mayıs 2026 Salı 00:53İktidar Çöküyor- Muhalefet Çaresiz
28 Nisan 2026 Salı 01:56Aynasız Cumhuriyetin hayali lideri ve muhalefetin yanlış adresi
26 Nisan 2026 Pazar 18:55Buyur buradan bak
02 Nisan 2026 Perşembe 22:02Çerçi, Heybesindekini Satar"
06 Aralık 2025 Cumartesi 13:31

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.