Delegeler Demokrasisi

Türkiye’de Siyasi Partiler Yasası ve CHP Tüzüğü (bu arada diğer siyasi partilere nazaran en demokratik olan tüzük CHP tüzüğüdür), üyeyi vitrine koyar ama sandığa yaklaştırmaz. Üye aidat öder, toplantıya katılır, dilekçe verir… Ama iş seçime gelince kapı delegelere açılır.

Delegeler seçer, üyeler seyreder.
Üye yalnızca ilçe delegesini seçer. Seçilen İlçe delegeleri, İlçe yönetimlerini ve il delegelerini; seçilen il delegeleri ise il başkanı, il yönetim kurulunu, disiplin kurulu başkanı, disiplin kurulu üyelerini ve kurultay delegelerini belirler.

Seçilen kurultay delegeleri ise kurultay salonunda genel başkanı, parti meclisini ve disiplin kurulunu seçer. Yani her şey delegelerin oyuyla belirlenir. Demokrasi, bir nevi “vekaleten hatta vekaletlerin vekaleti ile” yaşanır.

Delegeler Sisteminin Çıkmazı
Delegeler sınırlı sayıda olduğu için kontrol edilebilir, yönlendirilebilir, hatta baskı altına alınabilir. Bu dar kadro üzerinde yapılan küçük müdahaleler, büyük sonuçları değiştirebilir. İşte bu yüzden sistem şaibeye açıktır.

Oysa milyonlarca üyenin doğrudan oy kullandığı bir seçimde manipülasyon çok daha zor olur. Üyenin iradesi daha objektif, daha sahici bir sonuç doğurur.

Hukuki ve tüzüksel engeller
- Siyasi Partiler Kanunu (2820): Genel başkan ve merkez organların doğrudan üyelerle seçilmesini ön görmez.
- CHP Tüzüğü: Üyeler yalnızca ilçe kongresinde delegeleri seçer; kurultayda oy hakkı yoktur.

Bu iki engel birleşince üyeler sandığın dışında kalır, demokrasi delegelerin tekelinde yaşanır.

Çözüm Yolları
1. Kanun Değişikliği: 2820 sayılı kanuna “Genel başkan ve merkez organlar üyeler tarafından doğrudan seçilir” hükmü eklenmeli.
2. Tüzük Değişikliği: CHP tüzüğü üyelerin doğrudan oy kullanacağı şekilde yeniden yazılmalı.
3. Dijital Oylama: E-devlet ve güvenli dijital sistemlerle milyonlarca üyenin oy kullanması mümkün. Böylece şaibe ihtimali azalır, sonuçlar daha objektif olur.

Bu Çözüm Mevcut Siyasi Atmosferde Uygulanabilir mi?

Bana göre çok zor. Bir defa Siyasi Partiler Kanunu engelini aşmak, 12 Eylül darbesi sonrası yeniden çok partili sisteme girildiği günden bu yana tartışmaya açık. Her gelen değiştirmekten söz eder, ancak bu kullanışlı sistemden de vazgeçemezler.

Sözün özü
Uzunca bir süre daha sloganımız şu olacak:
“Delegelerin zincirini kıracağız. Üyeyi sandığa taşıyacağız. Demokrasi, delegelerin değil, üyelerin iradesiyle yaşayacak!

Çünkü üyenin iradesi şaibeye kapalıdır, objektiftir, gerçek demokrasinin ta kendisidir.”

Ama çözüm hep başka bahara kalacak.
Bir gün demokrasiye giden yolun açıldığını görebilmeniz dileğiyle…www.yenicizgihaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Vahap Öztürk Arşivi