Vahap Öztürk
Demokrasiye ödenen bedeller ve mutlak butlan
Türk demokrasisinin temeli, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesidir. Bu ilke, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar defalarca sınandı. Her bir sınanma yıllara mal oldu. Darbelerle, kapatma davalarıyla, yasaklarla ve vesayetle halkın iradesi kesintiye uğradı. Demokrasiye geçiş için ödenen bedeller; işkenceler, sürgünler, yasaklı liderler ve meydanlarda canını veren yurttaşlardır.
Bugün yaşanan CHP Butlan Kararı, bu tarihsel zincirin yeni halkasıdır. Ancak mesele artık bir parti meselesi değil; halk egemenliğinin doğrudan tehdit edilmesidir.
Hukuk, iktidarın sopası değil; halkın adalet terazisi olmalıdır. Bugün ise hukuk, siyasal mühendisliğin aparatı haline getirilmiştir. Bu noktada görev, yalnızca CHP’nin değil, muhalefetin tüm unsurlarının omuzlarındadır. Sağcı, solcu, liberal, muhafazakâr… Ayrım yok! Çünkü mesele demokrasiye inanan herkesin ortak sınavıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey, yalnızca bir tepki değil; bir demokrasi seferberliğidir. Muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve halk; eşgüdüm içinde, bir üst organizasyon çatısı altında birleşmek zorundadır.
Bu organizasyon:
- Muhalefetin tüm partilerini aynı masada buluşturmalıdır.
- Sendikaları, meslek odalarını, dernekleri, vakıfları, kadın hareketlerini ve gençlik örgütlerini kapsamalıdır.
- Üniversitelerden işçilere, köylülerden esnafa kadar tüm halk kesimlerini içine almalıdır.
- Barışçıl ama kararlı bir direniş hattı kurmalıdır.
Bu organizasyon, yalnızca bir protesto değil; halkın iradesini yeniden sahneye çıkaracak bir demokrasi şöleni olmalıdır. Çünkü halk sustuğunda demokrasi sahipsiz kalır.
Demokrasi yalnızca sandıkta değil, meydanlarda da savunulur. Bugün ihtiyaç duyulan şey, meydanları dolduracak bir eylem planıdır.
Eyy muhalefet, duy bu sesi:
- Kavga etme, birleş!
- Susma, diren!
- Halkın iradesini savun!
- Demokrasi için meydanlara in!
- Parti değil, halk meselesidir!
- Egemenlik gasp edilemez, gasp ettirme!
Bu sloganlar, yalnızca birer söz değil; halkın nefesidir. Bu nefes, meydanlarda birleştiğinde demokrasi yeniden hayat bulacaktır.
Bugün mesele CHP değil, mesele halkın iradesidir. Demokrasiye inanan herkesin görevi, bu iradeyi savunmaktır. Eğer halk egemenliği bir kez daha gasp edilirse, yarın hiçbir kurumun, hiçbir bireyin güvencesi kalmayacaktır.
O halde çağrı açıktır:
Meydanlara çık, halkın iradesini savun, demokrasiyi yeniden kur!
Çünkü demokrasi, ancak halkın desteği ile yaşar; halk sustuğunda Cumhuriyet susar.
Ve unutulmamalıdır: Bu mücadele yalnızca iç siyasetin değil, dış müdahalelerin de hedefindedir.
Amerikan valisi Tom Barak’ın taleplerini gerçekleştirmesine izin verme!
Çünkü demokrasi, dışarıdan dayatmalarla değil, içeriden halkın nefesiyle yaşar. Halkın iradesi, hiçbir yabancı gücün talimatına teslim edilemez.
Egemenlik milletindir, milletin kalacaktır…www.yenicizgihaber.com
Tazmanya canavarı
11 Mayıs 2026 Pazartesi 22:02Vejeteryanlık lüks, Nefeseryanlık mecburiyet
05 Mayıs 2026 Salı 00:53İktidar Çöküyor- Muhalefet Çaresiz
28 Nisan 2026 Salı 01:56Aynasız Cumhuriyetin hayali lideri ve muhalefetin yanlış adresi
26 Nisan 2026 Pazar 18:55Buyur buradan bak
02 Nisan 2026 Perşembe 22:02Çerçi, Heybesindekini Satar"
06 Aralık 2025 Cumartesi 13:31Artık bahane üretme durumu kalmamıştır
01 Aralık 2025 Pazartesi 01:13Bu gidişi nasıl durdurabiliriz!
13 Kasım 2025 Perşembe 21:41Kaf Dağı’nın gölgesinden
06 Kasım 2025 Perşembe 22:24Kemalist yaklaşımla toplumsal dinamikler
22 Ekim 2025 Çarşamba 15:09

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.