Vahap Öztürk
Tazmanya canavarı
Doğan Cüceloğlu’nun “Mükemmel değil, merhametli ve vicdanlı çocuklar yetiştirin” sözü aslında bir toplumun geleceğine dair en yalın reçeteydi.
Bugün dönüp baktığımızda, siyasetin dilinden başlayarak gündelik hayatımıza kadar merhametin ve vicdanın yerini hırsın, çıkarın ve tüketim çılgınlığının aldığını görüyoruz. İktidar cephesinde binbir kumpas, muhalefet cephesinde binbir sorumsuzluk…
Halkın emeği, alın teri, güveni birer birer gasp ediliyor. İnsan kendi kendine soruyor: Biz ne zaman bu kadar kıymet bilmez, vicdansız, hukuksuz bir toplum olduk?
Sokaklarda gördüğümüz manzara, adeta Tazmanya Canavarı çizgi filminden fırlamış gibi. Ne bulsa yiyen, yok eden, tüketen bir toplum… Ama tükettiğimiz yalnızca ekmek değil; değerlerimizi, vicdanımızı, kanaatkârlığımızı da tüketiyoruz.
Kanaat duygusunu kaybetmiş, doyumsuzluğun pençesinde kıvranan bir toplumun geleceği nasıl olabilir?
Çocuklarımızı rekabetle büyütüyor, siyaseti çıkarla besliyor, toplumu bencillikle yoğuruyoruz. Sonuçta ortaya çıkan tablo yalnızca ekonomik bir kriz değil; aynı zamanda ahlaki bir iflas.
Merhametin eksildiği yerde adalet kurur, vicdanın olmadığı yerde hukuk kağıt üzerinde kalır, kanaatkârlığın yok olduğu yerde toplum kendi kendini yer bitirir. Bugün yaşadığımız sorunların kökünde işte bu ahlaki boşluk var.
Siyasetçiler halkın güvenini değil kendi çıkarını gözetiyor, toplum ise değerlerini değil tüketim çılgınlığını kutsuyor. Böyle bir düzenin içinde birey, kendi kendine şu soruyu sormak zorunda: Ben ne yapabilirim?
Çünkü bu gidişatı değiştirecek olan ne tek başına iktidar ne tek başına muhalefet; bu gidişatı değiştirecek olan, merhameti yeniden hayatının merkezine koyan bireylerdir.
Cüceloğlu’nun öğüdü, bugünün en büyük ihtiyacına işaret ediyor: Vicdanlı, merhametli, kanaatkâr bir nesil…
Eğer bunu yeniden inşa edemezsek, tüketim canavarının dişleri arasında yok olup gideceğiz. Ama eğer birey olarak kendi hayatımızda merhameti, vicdanı ve kanaati yeniden diriltirsek, siyasetin dili de değişir, toplumun ruhu da. İşte o zaman bu yazısı bir ağıt değil, bir uyanış çağrısı olur. www.yenicizgihaber.com
Vejeteryanlık lüks, Nefeseryanlık mecburiyet
05 Mayıs 2026 Salı 00:53İktidar Çöküyor- Muhalefet Çaresiz
28 Nisan 2026 Salı 01:56Aynasız Cumhuriyetin hayali lideri ve muhalefetin yanlış adresi
26 Nisan 2026 Pazar 18:55Buyur buradan bak
02 Nisan 2026 Perşembe 22:02Çerçi, Heybesindekini Satar"
06 Aralık 2025 Cumartesi 13:31Artık bahane üretme durumu kalmamıştır
01 Aralık 2025 Pazartesi 01:13Bu gidişi nasıl durdurabiliriz!
13 Kasım 2025 Perşembe 21:41Kaf Dağı’nın gölgesinden
06 Kasım 2025 Perşembe 22:24Kemalist yaklaşımla toplumsal dinamikler
22 Ekim 2025 Çarşamba 15:09Çürümüşlük!
17 Ekim 2025 Cuma 16:43

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.