ALİ DOĞAN
Reel sektörde tehlike sinyali
ALİ DOĞAN
Reel sektörde tehlike sinyali; Otomotivde üretim düşüşü, ihracatta gerileme
Otomotivdeki üretim kaybı sadece sektör haberi değil; sanayi üretimi, istihdam ve büyüme açısından güçlü bir uyarı niteliğinde.
Türkiye ekonomisinde bazı sektörler vardır; onların nabzı düştüğünde sadece bir üretim hattı yavaşlamaz, bütün sanayi zinciri sarsılır. Otomotiv sektörü bu alanların başında gelir. Çünkü otomotiv, yalnızca araç üretmez; demir-çelikten plastiğe, camdan elektroniğe, lojistikten yan sanayiye kadar yüzlerce sektörü doğrudan etkiler. Yani otomotivdeki her gerileme, aslında Türkiye sanayisinin genel gidişatına dair bir işarettir.
Ve görünen o ki 2026 yılına otomotiv sektörü “fren yaparak” girdi. Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) yayımladığı Ocak 2026 bültenine göre, toplam taşıt araçları üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla %5,2 düşerek 104.644 adetten 99.247 adede geriledi. Bu tablo, sanayi üretimindeki ivme kaybının otomotiv üzerinden net biçimde okunabildiğini gösteriyor.
Ancak asıl dikkat çekici ve daha kritik veri otomobil üretiminde ortaya çıkıyor. OSD verilerine göre otomobil üretimi Ocak ayında %17,2 düşüşle 67.043 adetten 55.504 adede indi.¹ Bu oran, genel üretim düşüşünün çok üzerinde. Yani sektörün ana gövdesinde daha derin bir daralma yaşanıyor.
Bu tabloyu sadece “sektörel bir dalgalanma” olarak görmek mümkün değil. Çünkü otomobil üretimindeki sert gerileme, iç pazarda alım gücünün daraldığını ve maliyet baskılarının üretimi zorladığını açıkça gösteriyor. Krediye erişim koşulları, yüksek faiz oranları ve tüketici talebindeki zayıflama üretimi baskılıyor.
Fakat asıl alarm, ihracat cephesinde kendini daha net hissettiriyor. "Yılın ilk ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 17 gerileyerek 64 bin 725 adet olarak gerçekleşti."
Türkiye’nin en güçlü olduğu alanlardan biri olan otomotiv ihracatı, uzun yıllardır sanayinin can damarı niteliğinde. Bu nedenle ihracatta yaşanacak bir düşüş, yalnızca sektörün değil, dış ticaret dengesinin ve büyüme performansının da zayıflaması anlamına gelir. Avrupa pazarındaki durgunluk ve küresel talepteki kırılganlık, Türkiye otomotiv sanayisine doğrudan yansımaya başlamış durumda.
Bugün üretimde görülen %5’lik gerileme, bazı çevrelerce “geçici bir yavaşlama” olarak yorumlanabilir. Ancak otomobil üretimindeki %17’lik düşüş, bu iyimserliği sorgulatıyor. Çünkü bu kadar keskin bir düşüş, yalnızca dönemsel bir dalgalanmadan çok daha fazlasını anlatır: Talep zayıflıyor, kapasite kullanımı düşüyor ve sanayi çarkları yavaşlıyor.
Otomotivde yaşanan bu yavaşlama zincirleme bir etki yaratır. Üretim düşerse yan sanayi küçülür, istihdam baskılanır, gelir azalır, iç tüketim daha da daralır. Sonuçta mesele yalnızca otomotiv sektörü değildir; mesele Türkiye’nin sanayi temelli büyüme modelinin karşı karşıya olduğu risklerdir.
Özetle; otomotivdeki tablo basit bir “sektör haberi” değil, Türkiye ekonomisi açısından önemli bir ön göstergedir. Eğer bu eğilim sürerse, sanayi üretiminde daha geniş kapsamlı bir yavaşlamanın sinyalleri daha güçlü hissedilecektir.
Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektöründe fren sesi yükseliyorsa, ekonominin genelinde de hız kesme ihtimali artıyor demektir.
Dipnot
¹ Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Sanayii Üretim Bülteni 1/2026 (Automotive Industry Manufacturing Bulletin 1/2026), İstanbul, 2026. www.yenicizgihaber.com
Kaynakça (OSD Resmî Yayını):
Otomotiv Sanayii Üretim Bülteni 1 / 2026
(Automotive Industry Manufacturing Bulletin 1 / 2026)
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD)
Veri Özeti (Bültenden):
Taşıt Araçları Toplam (Motor Vehicles Total):
2025: 104.644 → 2026: 99.247 (%-5,2)
Otomobil Toplam (Passenger Car Total):
2025: 67.043 → 2026: 55.504 (%-17,2) 18 Şubat tarihinde kaynak olarak alındı.
"Yılın ilk ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 17 gerileyerek 64 bin 725 adet olarak gerçekleşti" Blonborght 16 Şubat 2026
Yoksulluk sıradanlaştırılıyor
17 Şubat 2026 Salı 07:24Kadın özgür değilse, toplum da özgür değildir
14 Şubat 2026 Cumartesi 18:04Tapuda düşük beyan yapmayın! Cezası ağırlaştı!
12 Şubat 2026 Perşembe 16:23Bayram takvimde var, emeklide yok
10 Şubat 2026 Salı 21:42Gaziantep, yıkımın kıyısında değil, merkezindeydi
09 Şubat 2026 Pazartesi 23:57

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.